Pazar, Kasım 19, 2017

Finding Dory (2016)

Marlin ve Nemo ile mutlu mutlu yaşayan Dory, birden çocukluğuna ait bir anıyı anımsar. Bu onu anne ve babasını bulma yönünde umutlandırır. Hem, Marlin ile Nemo da yardım edeceklerdir. Birlikte the Marine Life Institute ye kadar giderler. Dory, kazayla bizimkilerden ayrılır, yeni arkadaşlar edindiği gibi çocukluk arkadaşları ile de karşılaşır. Öyle böyle derken Dory ailesine kavuşur. Anne ve babası, o kaybolduğundan beri yolu bulsun diye topladıkları deniz kabuklarını dizmektedirler.

Dory in hatırlama sonucu panik atak geçirerek sorumsuzlaşması, çevresindeki seslere kulak kapaması, sadece kafasında beliren fikre odaklanıp ona yardım etmek için yanında bulunan kişilerin hayatlarını tehlikeye atmasını beğenmedim. İlk filmde Marlin depresyon modda takılırken veya Nemo kaybolduğunda paniklerken Dory, onu sakinleştiren, hayatı biraz oluruna bırakmasını fazla kontrolcü olmamasını öğütleyen kişiydi. Bu filmdeki saçma salak panik hallerini eski Dory ile bağdaştıramadım. Artı, izlerken gerildim. Allahtan deli uzun sürmedi. Çizimleri sevdim. Özellikle bebek Dory, o koca gözleri ile çok tatlıydı. Film sonundaki kamyon sahnesini de sevmedim. Tiny Tony saçmalıklarına gerek olmadan filmi bitirmeli, uzatmamalılardı. Hepimiz sonunda herkesin mutlu olacağını biliyoruz. Saçmalamaya gerek yoktu yani. İlk Nemo küçüklere olduğu kadar büyüklerede hitap ediyordu. Ama Dory bebişler için olmuş resmen. Film sonunda poşet içinde ilerleyen balıkları görünce koptum. İşte sırf bu sahne için bile izlenirmiş. Birinci filmde kaçmayı başaran dişçi akvaryumundaki balıklar, yakalanıyorlar. Şükür ki the Marine Life Institute çalışanları tarafından.

Özetle izlediğim için pişman değilim ama birinci filmin yarısı etmez demeden de geçemicem. Dory gibi -farkında olmasa da erdemli- bir karakteri Tiny Tony komedyenlerine çevirip içine biraz dram sıkmışlar. Cık, cık cık! Devamı olursa bir şans daha vericem. Ama o da bunun gibi özentiden uzak bebe filmi çıkarsa sonrakilere bakmıcams.

Director: Andrew Stanton, Angus MacLane
Cast: Ellen DeGeneres(Dory); Albert Brooks(Marlin);
Country: USA
Runtime: 97 min.
imdb detail



Cumartesi, Kasım 18, 2017

Boku no Hero Academia 2nd Season (Spring 2017)

Hero acentaları ve halkın dikkatle izlediği spor festivali başlar ve birinciliği "Bakugou, Katsuki" alır. Bu yarışlar esnasında Deku elinden geleni yapar. "Todoroki, Shouto" ise babasından nefret etmektedir. Lakin karşılaşmalar sırasında Deku nun söylediği bir kaç cümle ile kendisine gelir. Sonrasında çocuklar staj eğitimi alırlar. "All Might"-in öğretmeni "Grantorino" ile çalışan Deku, artık gücünü daha iyi kontrol edebilmektedir. İşte tam bu noktada, "Hero Killer Stain" lakaplı "Akaguro, Chizome" ortaya çıkıp hero ları öldürmeye veya ciddi yaralamaya başlar. Yaralananlardan biride "Iida, Tenya" in abisi Tensei dir. Çaktırmasa da içi intikam ateşiyle kavrulan Iida, Tokyo-Hosu ya gidip iz sürmeye başlar. Stain ile karşılaşan Iida tam nalları dikemek üzereye yardımına önce Deku sonra Todoroki yetişir. Diğer taraftan Stain in arkadaşı gibi görünen ama aslında ona uyuz olan "Shigaraki, Tomura", neden kendisinin değil de Stain in daha ün yaptığını düşünmektedir. Ah unutmadan One For All in ilk yapımcısı, All for One, bir yerlerde planını uygulamaya sokmak için beklemektedir.

_ Seri acayip iyi başladı. Action dolu spor festivali çok iyiydi. Todoroki karizması ile beni büyüledi. Çocuğun olduğu her kareyi wallpaper yapasım var yani o derece.
_ Ün açısından ilk sırayı "All Might"-e kaptıran Endeavor, ikinci hero sıfatına sinir olmaktadır. Buz Quirk i kullanabilen bir kadınla evlenince Shouto dünyaya gelir. Adam, oğlu üzerinden hayallerini gerçekleştirme, All Might ı veya varisini yenme hayalleri kurmaktadır. Todoroki, ise annesinin nasıl üzüldüğünü gördüğünden babasından nefret etmektedir. Hero olmak ister ama babasının o lanet gücünü kullanmadan. Spor festival sırasında Deku, "o güç babanın değil, senin" der. İşte o zaman çocuk değişir, hastanede tedavi gören annesini ziyarete gider.. Aferin, akıllı, tatlı, sexy, güçlü şey seniii :-)
_ Quirk verme Quirk'i olan bir adam varmış. All for One yani. Bu adam güçsüz kardeşine bir güç vermiş. Kardeşi One for All olmuş. Onun varislerine geçe geçe güç zamanımıza gelmiş. Bu arada verilen Quirk, eğer kişi yeterince güçlü değilse adamın beynini eritirmiş. Nomu lar işte bunlara en güssel örnekmiş. All Might bunları açıkladıktan sonra Deku ya "sırası gelince All for One ile kapışman gerekecek" diyor.
_ Stain e göre kahramanlar çıkarsız yardımcı olmuyorlar. Ya ün ya para ya ego ya da İida gibi intikam derdindeler. Adam gerçek hero diye sadece All Might i tanıyor. Adam yakalansa da yapığı son konuşma ile karizma bulunuyor ve halk arasında ünleniyor. O kadar zalimlik yaptığı halde adı unutulan, All for One in has adamı Tomura, işte buna çok bozuluyor.
_ Lakin Stain, Tomura tachiler ile görüntülendiği için millet ikisini kanki sanıyor. Stain in konuşmasından etkilenen başka caniler, ideolojik modda gidip soluğu Tomura nın yanında alıyorlar. Yani bi tarafta Stain yüzünden toplanmaya başlayan bir grup cani, bir tarafta gücünü varisine bırakma hazırlığı yapan All for One .... bakalım üçüncü sezonda nelere olcek!
_ Deku, kendisine Stain ile arasındaki farkı soran Tomura ya diyorki, o ideali için öldürdü sen ise  amaçsız öldürdün. ikinizle de aynı fikirde değilim. ama seni anlamazken Stain i anlayabiliyorum diyor.

OMG! Özlemişim. Seri damağıma hitap edecek şekilde, action ve karizmatik modda herolar eşliğinde başladı. Todoroki beni kendisine aşık ederken, sinirli Bakugou, bazı yerlerde güldürdü (adam sinirli biri ama dövüşürken All Might gibi gülüyor naberr:-)). All for One ve One for All un açıklandığı yerlerde kafam karıştı ama olsun. Zamanla anlarım. Hero olayını çok sevdim ya. Kendisinden önce insanlara yardım etmeyi düşünen, isteyen çocuklar. Harika konsept. Bazı bölümlerde hero görmeyi dilerken bazı bölümlerde hero olsam ne güssel olurdu diye hayaller kurdum. Ah, zaten ilerde bir gün evet Hero olmayı ben de düşünüyorum. :-):-) O nedenle de seriyi arşivliyorum.

Tag: My Hero Academia 2
Type: TV
Episodes: 25
Duration: 23 min.
Cast: Todoroki, Shouto(Kaji, Yuki); Bakugou, Katsuki(Okamoto, Nobuhiko); Midoriya, Izuku(Yamashita, Daiki); All Might(Miyake, Kenta); Aizawa, Shouta(Suwabe, Junichi); Akaguro, Chizome(Inoue, Go); Shigaraki, Tomura(Uchiyama, Kouki);
myanimelist.net detail



Pazar, Kasım 12, 2017

Yeni Aytepe Parkuru + Kayaüstü Yaylası

Adı: Yeni Aytepe Parkuru + Kayaüstü Yaylası
Tarif: Kullanılmayan bir yolda orman yürüyüşü. Genelde düz veya iniş. Yol sarmaşık ve çalı çırpı ile dolu. Sonbahar renkleri ve ağaçlar güssel. Toplamda tahmini 10 km yol.
Seviye: Kolay Orta
Dikkat edilmesi gerekenler: havada yağış yokken bile bazı yerler balçık idi. Ona göre ayakkabı giyilmeli. Yağışı havada sular ve çamurlar içinde yürünür ve sarmaşıklar nedeniyle çok tehlikeli olabilir. Kesinlikle yağışlı havada gidilmemesi gerekir diye düşünüyorum. Çalı çırpı pantolon ve üstündekileri çiziyor. Kene olabileceği için heryeri kapatmak akıllıca.
Yürüyüş süresi: 4 saat kadar.
Fiyata dahil: ulaşım, kahvaltı, öğre yemeği, rehberlik (Bukla).
Kahvaltı: Karaaslan Tesislerinde kahvaltı. Klasik kahvaltı artı olarak kuymak, menemen, fırında peynir vardı.
Öğle yemeği: Karaaslan Tesislerinde salata, acılı azme, kaşarlı mantar, sucuk ekmek, közde biber, turşu, ayran, muzda mangalda helva.

07:00 gibi evden çıkıp 07:20 gibi mecidiyeköy teknosa önünden servise bindim. küçük araç konforlu, şöför gayet başarılıydı. Önce yuvacıktaki karaaslan tesislerine gidip kahvalt ettik. kuymak çok başarılıydı. araba ile oradan 10:30 gibi ayrıldık ve 1100 gibi yürümeye başladık. 13:30 da şahintepesine vardık (bayraklı tepe). burada dinlenip photo çektik. dönüşte gene karaaslan tesislerine gidip sucuk ekmek ve ikramları yedik, güsseldi. ama ekmek güssel olunca çok fazla yedim. temiz hava ve hareket açıktırıyor. bir sonrakine daha az yiycem. dönüşte fazla yemek rahatsız etti. rehber bey gayet kibar ve enerjisi yüksekti. işini bilen tatlı bir arkadaş. bir tek sigara içmese ne güssel olurmuş dicem. hatta doğa yürüyüşlerinde genel olarak sigara içmek yasak olsa ne süpper olurdu.

Özetle beklentimden daha zor(+), beklentimden çok daha kısa(-) bir tur oldu. Bukla ile bir daha gider miyim, Evet. Bu güzergaha gider miyim, Hayır!



Tiyato: Günün Çorbası

2 perde
2 saat 10 dakika
Yazan : TODD MUELLER - HANK BOLAND
Çeviren : TANER TUNÇAY
Yöneten : TANER TUNÇAY

OYUNCULAR:
OZAN UÇAR (barmen, Franklin O'Shea)
NERMİN KOÇAK TUNÇAY(gazeteci, Katharine Hawks)
ONUR ERTAMAN(restorant sahibi, Stewart Bailey)
SELMİN ARTEMİZ(dedikodu köşesi yazarı, Shelly DeCoco)
GÖZDE TÜRKER(gelin adayı, Tiffany Vandervanden)
AYKAN AYDIN(gazete patronu, J.P. Thompson)

Terfi üzerine Londra şubesine gitmeye hazırlanan gazetesi Katharine, patronu şantaj yapınca tarifi ile ünlü bir çorbanın peşine düşer. Kadın, aslında Hitlerin Polonya ya savaş açması ile daha alakadardır. Ama patronu, tirajların düşmesinden endişelenmektedir. Garson rolünde restoranta sızan kadın, bir gün sonra evlenecek olan restorant sahibi Stewart'ı mert bir adam olarak tanır ve ikisi arasında bir çekim oluşur. İşi ile aşkı arasında kalan kadın önce işini seçer. Lakin kalbi sızlar ve aşkına öncelik tanır. Adam ise ertesi gün gerçekleşecek düğününü iptal eder. Ah bu arada. Katharine ile aynı gazetede çalışan, gurme ve dedikodu yazarı DeCoco, kendisine pay çıkartmak için, mekana gelip tarifi aşırma konusunda yardımcı olmaya kasar.

Kızın garson kılığında restorana geldiği gün bütün garsonlar kızamık olmuştur. Dahası bunu öğrenince kız pek şaşırmaz. Bu kısmı boş bırakılmış. Katharine garsonların topunun birden aynı anda kızamık olduğunu nereden biliyor?! Oyunda kadınlar ne isterlerse alır temalı kısmı sevmedim. Ben de bir kadınım ve yok öyle birşey!!! Diğeri ise: 
Katharine: bana parti düzenlemedin J.P.?! 
J.P.: sordum, istemediğini söyledim. 
Katharine: Kadınları tanımamışsın J.P. 
Dii: HONK!!!!!
Ne yani istemem yan cebime koycumuyuz biz? Hiç sevmedim bu kısmı dicem ama böyle kadınlar da yok değil... Neyse... Şahsi alıpta oyuna trip atmayayım :-)
Özetle oyunculuğun muhteşem olduğu oyunda başım ağrıdı. Çünkü müzikaller ile aram iyi değil. Konu standart, işleniş başımı ağrıtsa da başarılı, oyunculuk şahane. Gülmek isteyenlere, müzikal sevenlere tavsiye ederims.

"1939 yılında New York'un en ünlü restoranlarından Bailey's, dünyaca ünlü "Günün Çorbası" ile meşhurdur. Ancak bu çorbanın tarifini hiç kimse bilmemektedir. Herald Tribune' ün Pulitzer ödüllü araştırmacı gazetecisi Katharine Hawks, patronu J.P. Thompson'ın isteği üzerine kılık değiştirip çorba tarifini öğrenmek için, garson olarak restorana sızar. Restoranın sahibi Stewart Bailey bir yandan evlenmek üzere olduğu sosyetik nişanlısı Tiffany Vandervanden ile uğraşırken bir yandan da aile mirası olan çorbayı korumaya çalışmaktadır. Sadık dostu barmen Franklin O'Shea ve eski sevgilisi ünlü yemek eleştirmeni Shelly DeCoco'nun da olaya dahil olmasıyla işler bir hayli ilginç ve komik bir hal alır." Kaynak: devlet tiyatrosu...



teamlab - between art and physical space (perili köşk istanbul / borusan contemporary)

yer: perili köşk istanbul / borusan contemporary
sergi adı: teamlab - between art and physical space
curator: Charles Merewether

Sınırların Ötesindeki Kelebeklerin Kanat Çırpışı
Boş, aydınlatılmamış bir duvar üzerinde kelebekler belirmeye başlıyor. Duvara projeksiyonla yansıtılan kelebekler dokunduğunuzda ölüyor,... Kelebekler izleyicinin hareketlerine göre uçuyor ve tüm çalışma sürekli bir değişim halinde ve aynı durumda asla tekrarlanmıyor.

Soğuk Hayat
Soğuk Hayat üç boyutlu bir sanal mekanda modellenmiş ve Japonya hayat anlamına gelen X karakterini bir ağacın üstüne yazan bir dizi kaligrafik fırça darbesinden oluşuyor.

Su Parçacıklarının Evreni
...yüz binlerce dijital su parçacığı oyulmuş sanal bir kayanın tepesinden aşağı boşalıyor. Tam olarak fizik kanunlarına göre akan bir şelale yaratmak için de bir bilgisayar bu parçacıkların hareketlerini hesaplıyor.

Siyah Dalgalar
Su, yüz binlerce parçacığın etkileşimi hesaplanıp sürekli bir su kütlesi olarak ifade ediliyor. Bu yaklaşım, kayaların arasından dökülen su parçacıklarının bu sırada birbiriyle etkileşimini kapsayan uzun bir hesaplama sonrası ortaya çıkan Su Parçacıklarının Evreni 'ndeki hareketli görüntülerinkine benziyor. Yalnız Siyah Dalgalar'daki su dalgalarının hareketleri bilgisayarla oluşturulmuş üç boyutlu bir mekanda simüle ediliyor.

Çiçekler ve İnsanlar Kontrol Edilemez, Birlikte Yaşarlar: Her Saat Bir Yıl Boyunca
Karanlık odayı çevreleyen duvarlarda, filizlenip büyüyen, çiçek çaan ve solan çeşitli çiçekler görülüyor. İzleyici bir duvarın bir metre önünde hareket etmeden durduğunda, önlerinde yeni çiçekler filizlenmeye başlıyor. Duvardaki çiçeklere dokunduklarındaysa, çiçekler yapraklarını birden döküp soluyor. Bu çalışma, insan ve doğa ilişkisine odaklanıyor ve doğa ile insan, doğum ile ölüm arasındaki hassas denge ve mesafenin ne kadar önemli olduğunu gösteriyor.

teamLab hakkında:
2001 yılında Toshiyuki Inoko ve dört arkadaşının kurduğu teamLab, çalışmalarıyla sanat, teknoloji, tasarım ve doğanın kesişme noktalarında dolanan disiplinlerarası bir sanat kolektifi.
Eski dönem Japon sanatı ile çağdaş anime formlarına sıkı sıkıya bağlı olan teamLab, Japonlara özgü bir uzam algısıyla bilgi çağında insan davranışlarını irdeliyor ve toplumsal yapının gelişimi ve ilgili yenilikçi modeller öneriyor.

Perili Köşk hakkında:
Köşkün özgün yapısı teraslar hariç dört buçuk katlı olmakla birlikte, bitirilemeyen inşaattan ötürü ikinci ve üçüncü katlar boş kaldı ve burada rüzgarın yarattığı uğultu, çevre sakinleri tarafından binanın "Perili Köşk" dıyla anılmaya başlamasına neden oldu.
Diğer bir söylentiye göre ise, binada peri gibi güzel bir kız yaşadığı ve burada hayatını kaybettiği için köşk bu ismi aldı. Nefes kesen Boğaz manzarasıyla sergi mekanları, ofisler, Müze Cafe, Borusan ArtStore ve teraslar dahil olmak üzere tüm bina hafta sonları halka açık.



Demi-chan wa Kataritai (Winter 2017)

İlgi alanı Ajin lerin doğası olan biyoloji öğretmeni "Takahashi, Tetsuo" tam da hayatı boyunca Ajin görmediğinden şikayet ederken okula başlayan 4 adet Ajin ile tanışır. "Satou, Sakie" bir Succubus dur ve okulun yeni öğretmenidir. Dullahan-"Machi, Kyouko", Vampire-"Takanashi, Hikari" ve Yuki Onna-"Kusakabe, Yuki" da yeni öğrencilerdir. Önce Takahashi sensei, hiperaktif ve tatliş Hikari ile kanki olur. Zamanla adam diğer Ajinlerle de samimileşir. Tatlı tatlı günlerini geçirirler.

_ İlgili öğretmen ajinler ile zaman zaman roportaj yapıyor. 
_ Vampire olan kızı sevdim. Duygusal bocalamalar yaşamadan içinden geldiği gibi davranıyor. Tatlı. Ayrıca Adil. 
_ Anime hafif ecchi. 
_ Succubus: erkeklerin rünyalarına girip onlarla takılan dişi şeytanmış. hmmmm. 
_ 3: adamın sex deyişinin vurgulandığı sahnede koptum. çok komikti. SEX SEx Sex sex gibi hahahaha. 
_ Adamın kollar kaslı. Dullahan ile Succubus kolları görünce kızarıyolar. hahahahha, ikisi de çok tatlı. 
_ 11: Hikari, öğrencilerinin çektiği videoyu izlerken duygusallaşan adamın başını okşadığı sahnede çok tatlıydı.

Tatlı bir seriydi. Güldürdü eğlendirdi. Ama ikinci sezonu olursa bakacağım kadar değil. Konu, işleniş, çizimler standart. Karakterler iyi. Özellikle Hikari yi çok beğendim. Dersleri ii olmayabilir, şaklaban gibi takılabilir, şımarık, artı sorumsuz; ama arkadaşlarını korumayı biliyor. Doğru yanlışı biliyor, söz verdiği mi tutuyor. Özetle böyle arkadaşım olsun 10 tl borcum olsun dedirtebiliyor. Özetle yedik içtik eğlendik, ikinci sezon olursa bakmıcam. Vaktim yok.

Tag: Interviews With Monster Girls, Ajin-chan wa Kataritai
Type: TV
Episodes: 12
Duration: 23 min.
Cast: Takahashi, Tetsuo(Suwabe, Junichi);
myanimelist.net detail




Demi-chan wa Kataritai: Demi-chan no Natsuyasumi (Jun 29, 2017)
Matsuride etrafı kontrol etmek için yola çıkan Takahashi, diğer Ajinlere rastlıyor. Adam, yukata giymiş kızlarla dağa çıkıp havai fişek izliyor. Hepsi mutlu mutlu :-)
Tag: Demi-chan wa Kataritai Episode 13, Interviews With Monster Girls: The Demi-chans' Summer Break
Type: ONA
Episodes: 1
Duration: 23 min.



Danganronpa 3: The End of Kibougamine Gakuen - Zetsubou-hen (Summer 2016)

[Yanlış giden birşeyleri araştırmak için üstün yeteneklilerin kabul edildiği bir okula öğretmen atanan kız, sınıfta çok az kişiyi görünce tek tek öğrencilerini toplar. Bireysel takılan tiplere, arkadaşlık yapın, anı yaratın, gençliğinizin kıymetini bilin filan dediği için sevilir. Normallerin gittiği okulda ise Hajime isimli bir çocuk yeteneği olmadığı için üzülmekte, yeteneklilerin sınıf başkanı, oyun delisi kızımız Chiaki ile arkadaş olmaktadır. Bir gün normallerin okulunda iki kişi öldürülür.
Zamanında izlediğim ve beğendiğim "Danganronpa: Kibou no Gakuen to Zetsubou no Koukousei The Animation" devamı diye baktım. Diğer adı "Danganronpa 3 – Despair Arc" olan seride, ne karakterler, ne işleniş, ne de abuk sabuk bölümlerle zaman öldürülerek uzatılan konu ilgimi çekmedi. Hayal kırıklığı diyebilirim. Yüksek puan almasına takılmıcam. Çünkü cidden izlerken keyif almadım. Vahşet filan yok. Kendi kendine takılan çocuklar, saçma sapan kopuk olaylar. ps: "Danganronpa 3: The End of Hope's Peak High School - Despair Arc" i izledim. Aynı dönem, çıkan "Danganronpa 3: The End of Kibougamine Gakuen - Mirai-hen" serisini de izlemeden kestim. Özetle 11 bölümlük serinin sadece 1 bölümünü izleyip kestim.]

Vaktim oldu izledim. Iyyykk. Sınıftaki herkes kanki kanki anlaşırken ve ikinci sınıfa geçip senpai olurken, birinci sınıfa başlayan "Enoshima, Junko" despair i bütün dünyaya yayıcam isimli projesini başlatır. Süpper analist olan kız sıkılmış, despair ortamda kaos görmüş, beklenmedik şeyler hissetmiş ve gaza gelmiştir. Önce süpper mangaka çocuk ile tanışıp onun zihin yıkayan tekniği ile milleti hipnoz eder, sonra sınıf başkanı kızı, "Nanami, Chiaki"-yi öldürür. Onun ölümünü izlerken hipnoz olan sınıf üyeleri dünyaya dağılıp despair yayarlar. Hinata ise normal olmayı sevmeyen, talented olmak isteyen bir tiptir. Deneye katılır. Hafızası silinen bir dahi olan Hinata, biricik arkadaşı Nanami nin katlini sadece; izler.

_ Okulda elit öğrenciler binası ve normal öğrenciler binası var. Deneyin amacı ise normal birini de talented birisine çevirmek. Yani normallere ümit veren bir proje.
_ Öğrenciler başta bireysel takılıyorlar ama öğretmen artı Nanami nin gayesi ile paylaşmanın keyfine varıp kanki oluyolar.
_ Junko, herşeyi bilmekten sıkılmış bir analist. Despair kaos getirir, böylece ben de herşeyi bilemez az buçuk eğlenirim derdinde. Kız zeki, acımasız, gayesiz, adam öldürebilecek kalpsizlikte.
_ Güvenlik görevlisi "Sakakura, Juuzou", aslında "Munakata, Kyousuke" ya aşıkmış. Sırrı ortaya çıkmasın diye Junko masum diye yalan atıyor.
_ Senpai leri ile işi biten Junko, kendi sınıfına dönüyor ve sınıf arkadaşı -şanslı- Makoto Naegi'ye bir nedenden sinir ola ola derslere katılıyor.

Iykkkk. Açıkcası hangi bölüme kadar izlediğimi tam hatırlamadığımdan, vaktim olduğundan ve seri 7.83 gibi yüksek bir puan aldığından bitirdim. Ama yine sevmedim. Konu karmakarışık. İşleniş uzun konuşmalar, karışık sahneler yüzünden sıkıcı. Karakterler sinir bozucu, uyuz ve çok cırlamalı. Rengarenk seri hem gözümü hem kulağımı yordu. Hipnoz olup kendi boğazını yavaş yavaş ağaç testeresi ile kesen çocuk gibi rahatsız edici, aslında gereksiz sırf animeye alıcı bulmak için yapılmış sahneler vardı. Pöh!!! Kan revan iyi satıyo boşver karakter gelişmini, konuyu, işlenişi diyen bir zihniyetten çıkma. Hiç sevmedim. Devamı olursa bakmam.

Tag: Danganronpa 3: The End of Hope's Peak High School - Despair Arc, Danganronpa 3: The End of Hope's Peak Academy - Despair Volume
Type: TV
Episodes: 11
Duration: 23 min.
myanimelist.net detail



The Girl with All the Gifts (2016)

Elleri, kolları, bacakları bağlı bir grup çocuğa eğitim veren Helen, askeri üssün zombiler tarafından ele geçirilmesi üzerine, bir grup asker, ve zombiler üzerinde deneyler yapan yaşlı bir kadınla beraber kaçar. Aralarında, öğretmeni Helen'i çok seven zombi çocuk, Melanie de vardır. Melanie, ortalıkta saçma salak dolaşıp seyirciye heyecan olsun diye saçma salak hareketlerde bulunan gruba yardımcı olur. Lakin sonuçta zombilerin biraraya gelip iyice bilinçlerini yitirmeleri, üstlerinden fidanlar ağaçlar çıkması, bunların meyve vermesi ve meyvelerin patlaması sonucu zombi yapan virüs bütün dünyaya yayılır. Bu arada bütün askerler, hatta Melanie üzerinde deneyler yapmaya kasan bilim kadını da ölmüştür. Korunaklı bir yerde ikamete başlayan Helen, cam arkasından etrafta toplanan diğer zombi çocuklara eğitim vermeye başlar.

Konu ilginç, işleniş berbat. Filmlerde yer alan bilim insanlarının nedensiz /yada seyirciye neden gösterilmeden/ gerzek gerzek duygusal davranlamarına veya gereksiz eylemlerle milletin başına bela açmalarına da sinir oluyorum yani. Bu arada öğretmen olacak Helen sorumsuzun önde gideni. Kızın hücresine krem sürmeden girip kızı tahrik ediyor. Sonra hücre dışına çıkıp göz yaşları içinde özür dileyerek kremi sürüyor, boş krem tüpünü ise ortada bırakıp gidiyor. Sorumsuz karı. Özetle konu ilginç olduğu için izlemeye değdi. Ama onun dışında ortada dolaşan bir grup aptal insan. Ayy , aklıma kendisine fare uzatan zombi çocuğa şefkatle yaklaşan salak zenci asker geldi de. fesüphanallah... bir diğeri de yaşlı bilim kadının bebek arabasını durdurup içine bakması. pardon da ne görmeyi umuyordun. bebek isayı mı?!

Director: Colm McCarthy
Cast: Gemma Arterton(Helen Justineau); Glenn Close(Dr. Caroline Caldwell); Sennia Nanua(Melanie);
Country: UK, USA
Runtime: 111 min.
imdb detail



Pazar, Kasım 05, 2017

A Dog's Purpose (2017)

Sokakta doğup kardeşleri ile oynadıktan kısa bir süre sonra, yakalanıp uyutulan köpek, puppy olarak dünyaya yeniden gelir (Bailey). Bu sefer şanslıdır, sıcaktan ölmek üzereyken 8 yaşındaki Ethan tarafından kurtarılır ve hayatı boyunca onunla kalır. Bu sürede biricik dostu olur. Anne babası kavga ederken, babası evi terk ederken, ilk aşkını yaşarken, ilk aşkından ayrılırken, ayağını kırıp amerikan futbolu konusundaki bursu kaybederken hep Ethan ın yanındadır. Mutlu mutlu ölür ve yeniden dünyaya gelir (Buddy). Bu sefer yalnız yaşayan, giden veya ölen eşinin yasını tutan bir polisin yanında polis köpeğidir. Görev sırasında vurulup ölür. Yeniden dünyaya gelir (Tino). Bu seferde aşkı arayan ve arayış sırasında kendisini yemeğe veren bir kız ile karşılaşır. Evliliğine, çocuklarına tanık olur. Yaşı gelince göçer gider. Yeniden dünyaya gelir (Ellie). Bu sefer onu sahiplenen kız iyi kalplidir lakin sevgilisi veya kocası köpeği sevmez ve onu büyüyene kadar bir ağaca bağlı tutar. Sonrada arabayla başka diyarlara bırakır. Kötü gibi görünen bu olay sonunda köpekimiz, artık yaşlanmış Ethan ve Hannah ı bulur. Yaptığı bir hareket ile adama aslında Bailey olduğunu hissettirir.

Sıkmayan, sakin sakin ilerleyen, sevgi dolu bir filmdi. Başyapıt değil belki ama aile olarak izlenebilir. Çocuk saflığıyla ve bir yürek dolusu sevgiyle olaylara yorum yapan köpekçik beni çok duygulandırdı. Şefkatle gülümserken bir taraftan da gözlerimi sildim. Özetle iyiki izlemişim.

_ Tanımadığı bir aracın içinde sıcaktan ölmek üzere olan bir köpeğe, camı kırarak yardım eden Ethan ın annesini ayakta alkışlıyorum.
_ Dennis Quaid in hastasıydım ben ya. Hala seviyorum adamı. İyi filmlerde oynuyor hep.

Director: Lasse Hallström
Cast: Josh Gad(Bailey / Buddy / Tino / Ellie); Dennis Quaid(Adult Ethan); K.J. Apa(Teen Ethan); Britt Robertson(Teen Hannah);
Country: USA
Runtime: 100 min.
imdb detail



Youkoso Jitsuryoku Shijou Shugi no Kyoushitsu e (TV) (Summer 2017)

"Ayanokouji, Kiyotaka", hiçbirşey için dışarı çıkılması gerekmeyen, muazzam donatılmış bir okulda lise eğitimine başlar. Sınıf öğretmeni gelip herkese her ay yüksek miktarda puanlar yükleneceğini ve bunlarla herşeyi alabileceklerini söyler. Çocuk, kimseyle arkadaş olma niyetinde olmayan, tek derdi rezil öğrencilerin konulduğu D sınıfından abisi gibi harika öğrencilerin konulduğu A sınıfına yükselmek olan "Horikita, Suzune" ile -fazla konuşmasalar da- arkadaş gibi olur. Diğer kız "Kushida, Kikyou" ise, herkesle arkadaş olmayı kafasına koyduğundan terslense bile Suzune'nin peşinde dolaşmaktadır. Bir süre sonra öğretmen gelir ve bunlara dersleriniz kötü o nedenle artık puan yüklenmeyecek der. Sınıf olarak ilerlemeleri gerektiğinden Suzune, millete ders çalıştırmaya çalışır. Çocuk ona amacında yardımcı olmaya karar verir. Lakin okul sistemi bir ilginçtir. Diğer sınıflarla sürekli bir rekabet hali gerektirmektedir.

_ 2: A sınıfında okuyan ayrıca okul öğrenci başkanı olan "Horikita, Manabu", kızkardeşini küçümsemekte, ona zarar verme konusunda endişe hissetmemektedir. Bir gün tam bir tane geçirecek, sahneye Ayanokouji dahil olur ve abinin elini tutar. Sonrasında muhteşem hamleler ile abinin ataklarından kurtulur. Böylece hem abinin hem de benim dikkatini çeker. Ayrıca abi der ki, birisi bütün sınavlardan tam 50 puan almış. Kasti olduğu çok bariz. OMG! Çocuk aslında deha ve o kadar aşmış ki başarı umrunda bile değil mi yoksa. Sakinliği ve poker face suratı ile beni zaten büyüleyen Ayanokouji-kun'a sanırım aşık oldum. ps: seri sonu. yok ya, çocuk o anlamda aşmamış. gene birinci olmak istiyor. 
_ 3: Hayatım boyunca yalnızdım onun için lisede de arkadaşa ihtiyacım yok modunda gezinen Suzune, çan eğrisini düşürmek, ve böylece serseri basketçi (Sudou, Ken) geçer not alabilsin diye sınavdan düşük puan alıyor. Aferin. Kız ya çok iyi, ya zeki, yada ikisi birden bu kız.
_ 3: OMG! ikinci kez dumur oluyorum. Koca memeleriyle ortalıkta dolaşan Moe style Kushida, iç dünyasında tam bir manyak çıktı. Meğer Suzune 'den nefret ediyomuş hatun ve göründüğü aksine Yankee kafası taşıyomuş. Şimdilik onu bu haliyle yakalayan ve tehtit dediği için susan tek kişi Ayanokouji. Bence tehtit umrunda değil. İzliyor ve bekliyor.
_ 4: kızın biri, kendisine aşık başka bir kızdan kurtulmak için Ayanokouji den erkek arkadaşı taklidi yapmasını istiyor. Tam o sırada mekana aşık olan kız geliyor. Ayanokouji, yalan söylemediği gibi, yalan söylemesini isteyen kıza, aşk itirafı cesaret ister seninde buna cesurca karşılık vermen gerekir gibi onurlu cümeler söyleyip hem oyuna alet olmuyor hem de kızlar tarafından artı puan kazanıyor. Aferin be. Ben de olmayan şey işte. Ben olsam yalan söylemem bide bana böyle birşey teklif ettikleri için ağızlarına ederim. Ayanokouji nin aksine dost yerine düşman kazanırım. Ay, çocuku hojam olarak işe alıyorum :-)))
_ 6: Ayanokouji, kendisine kimsin sen diye sonra Suzune 'ye dik dik bakıp "Don´t pry into my life" diyor. Anam süpper adam ya. Haddini bildirmeyi de biliyor.
_ 12: Sert tavırlı Suzune, çocuğun kendisine destek çıkmasından hoşlanıyor. Okul yaşamından yavaş yavaş keyif alan kız çocuğa teşekkür ederken Ayanokouji yine poker face modda bakıyor ve tek derdim kazanmak diye düşünüyor. OMG! Seri, gider ayak bana bir tokat daha çarptı. Uzun süredir beklediğim farklı karakter bu mu yoksa?! Zeki, kötü değil ama ezik olmadığı için "ezik-aslında kötülere" karşı duygusal tepkimeler vermicek kadar akıllı, hatta belki de adaletli. En azından şimdilik böyle düşünüyorum.
_ Arasıra Ayanokouji nin küçüklüğünü görüyoruz. Özel bir sınıfta gibi. Gün geçtikçe çocuk sayısı azalan bu sınıfta minik Ayanokouji, her zamanki gibi poker face moda etrafı süzüyor.
_ "Ayanokouji, Kiyotaka" karakterinin, yani "Chiba, Shouya"-nun ses tonu harika. Stabil, sakin, dingin. 

Tek kelime. Süpper. Kendi adıma uzun süredir böyle bir karakter bekliyordum. İkinci sezonu sabırsızlıkla bekliyorum. Seri hafif ecchi. Sürprizlerle dolu. Konu nereye varacak tam anlamadım henüz. İşleniş orta. Karakterler iyi. Bir kere daha: "Ayanokouji, Kiyotaka" mükemmel. Özetle arşivliyorums.

Tag: Classroom of the Elite, Welcome to the Classroom of the Elite
Type: TV
Episodes: 12
Duration: 24 min.
Cast: Ayanokouji, Kiyotaka(Chiba, Shouya); Horikita, Manabu(Umehara, Yuuichirou); Ryuuen, Kakeru(Mizunaka, Masaaki);
myanimelist.net detail




Pazar, Ekim 29, 2017

Get Out (2017)

Haftasonu sevgilisinin ailesi ile tanışmaya giden Chris, black olduğu için biraz gergindir. Umduğunun aksine aile çocuğu sevgi ile karşılar. Bir tek adamın sigara bağımlılığı onları endişelendirmiştir. Anne, Chris'i hipnoz etmeyi önerir. Çocuk kabul etmez ama akşam vakti anneye rastgelince, hipnoz olur. Aslında aile zencileri yakalayıp hipnoz ve beyin ameliyatı ederek beyazlara satan bir şirkettir ve ilk kurbanları kesinlikle Chris değildir.

Wow! Sıradan bir gerilim filmi beklerken gayet başarılı konu, işleniş, çok çok başarılı oyunculuklarla karşı karşıyayız. Bayıldım. 

_ Çift, aileyi ziyaret amaçlı yol alırken bir geyiye çarpar. Mahâle gelen polis Chris in kimliğini görmek istediğinde kız bunu ırkçılık gibi göstererek engel olur. Way be! 10 numara oyunculuk çünkü kız beni de yedi. Meğer adamın kimliği ortaya çıkmasın diye öyle rol kesmiş. tebrikler. 
_ Partideki sessiz satış olayına bayıldım.
_ Kız çok ama çok iyi rol yaptı ya. Cidden "Allison Williams" hanımı tebrik ediyorums. 
_ Flash ile photo çekince, beyin ameliyatı olanlar bir anlığına kendi öz bilinçlerine dönüyorlar bu arada. 
_ Annenin nasıl öldüünü, ölüp ölmediğini anlamadım. Aynı şekilde Rose öldümü bilmiyorum. En son feci şekilde karnından vurulmuştu ama nefes alıyodu. Kötüler ölmez den yola çıkarak filmin devamı olur mu diye düşünüyorum.

Director: Jordan Peele
Cast: Daniel Kaluuya(Chris Washington); Allison Williams(Rose Armitage); Caleb Landry Jones(Jeremy Armitage); Catherine Keener(Missy Armitage); Bradley Whitford(Dean Armitage); Betty Gabriel(Georgina);
Country: USA
Runtime: 104 min.
imdb detail



Thor: Ragnarok (2017)

Film, Asgard-ı yok etmek için yanıp tutuşan canavar ve Thor un dövüşü eşliğinde başladı. Sonrasında ülkeye dönen Thor babasını keyif halinde görünce aslında onun Loki olduğunu kavrar ve Loki den zorla babasının yerini öğrenir. Baba ölmek üzeredir. Bunlara aslında sizin kötü bir ablanız var. Onu hapislerde tutuyodum ama ben gidince gelicek haberiniz olsun der. Abla karizma modda gelir. Thor un çekicini parçalar ve Asgard a hükmetmeye gider. Loki ile Thor arada bir gezegene sıkışırlar. Burada yakalanan Thor, gladyatör olmaya zorlanır. Rakibi ise 2 senedir aynı formda kalmış Hulk'dur. Neyse. Kaçarlar, Asgard halkını kurtarırlar, abla ile dövüşürler. Gücünü Asgard ülkesinden alan ablayı yenmek için Asgard ı yok etmeyi hedef bilen canavardanda bile destek alırlar.

Çok gülerek izledim. Film gayet esprili idi. Thor u canlandıran, Chris Hemsworth hem karizma hem komik olmayı çok iyi başarmış. Hulk ise : hastasıyım. Thor ile kapışması, jakuzi sahnesi, küsüp trip atması; çok tatlıııııııııııııııı... Loki hala acayip tipimken. (maşallah), Cate Blanchett 10 numara 5 yıldız kötü olmuş. Bayıldım. Hele o endamlı yürüyüş ahahah. Fullmetal Alchemist Amerikalılar yapıcak dense Cate den harika Lust olur. bayıldım... Özetle oyuncular şahane, konu standart, işleniş eğlenceli idi. Beğendims. 
ps: bir tek zavallı Odin i yani "Anthony Hopkins" i görünce içim cız etti. Adam mezardan kalkıp sete gelmiş resmen. Ay hele o üstündeki ceket. :-o :-o...

Director: Taika Waititi
Cast: Chris Hemsworth(Thor); Tom Hiddleston(Loki); Cate Blanchett(Hela); Idris Elba(Heimdall); Jeff Goldblum(Grandmaster); Tessa Thompson(Valkyrie); Karl Urban(Skurge); Mark Ruffalo(Bruce Banner / Hulk);
Country: USA
Runtime: 130 min.
imdb detail



Cumartesi, Ekim 28, 2017

Hitorijime My Hero (Summer 2017)

Babasız Masahiro, annesi de kendisiyle ilgilenmeyince gangsterle takılmaya, onlara hizmet etmeye başlar. Bir gün Kensuke adında tatlı bir çocuk ve onun ayıboğan lakaplı, gangsterlerin korkulu rüyası abisi Kousuke ile tanışır. Kousuke ye hayran olur ve "beni eğit, karşılığında yemeklerini yapıp, sana hizmet gösteririm" der. Aradan yıllar geçer, çocuk ile adam arasında başlamış olan çekim yoğunlaşır. Lakin çocuk, okuduğu okulda öğretmen olan adamı korumak için ondan uzaklaşmaya çalışır. Fayda etmez aşk kazanır. Diğer taraftan Kensuke, yıllar önce kalbini kırdığı çocukluk arkadaşı Hasekura ile karşılaşır. Havada aşk kokusu vardır.

_ Masahiro hariç diğer karakterleri acayip iyi çizmişler. Sırayla Kousuke, Asaya ve Kensuke... Acayip sexy ler. 
_ Kousuke nin paso sigara içmesi hoşuma gitmedi. Ama yine de çok sexy... :-) 
_ Asaya ailesi yüzünden okul değiştirmek zorunda kalınca üzülen Ken, buna bağırıp çağırmış. Yıllar sonra karşılaşınca üzüntü ve utancı yüzünden Asaya dan kaçıyor. Asaya ise kararlı. İlk üç bölümde aralarında gelişen ilişki çok hoşuma gitti. 
 _ 4: Kızlarla konuştuğunu görünce gelip pat diye Masahiro yu öpen Kousuke ye 10 üzerinden 11 veriyorum... 
_ Seride bazı boşluklar var. Mesela gangster çocuklardan birinin boynunda paso oynadığı bir anahtar vardı. Anlamı neydi? Kousuke nin suratsız barmen arkadaşı Masahiro ya ne dedi de çocuk dağıldı? gibi gibi 
_ 9: abisi ile arkadaşı arasında gelişen romantizme kimo diyen arkadaşını evin kovan, dahası çocuk pişman olduktan sonra bile onu barbekü için balkona atan Ken e aşık oldum. Evet, bencede her suçun bir cezası olmalı. Ama yinede barbekü için çocuğu balkona atmak hmmm. Ken den beklenmeyecek (çünkü çok tatlı) ve başarılı bir performans.

Özetle son zamanlarda izlediğim en iyi BL lerden biriydi. İki çifte odaklanılması iyi olmuş. Çünkü tek çiftler, konsept hep aynı paternde dönmeye başladığı için bir süre sonra bayıyor. Konu standart aslında ama karakterler çok iyi. İşleniş ve çizim de başarılı. Özetle bir çok bölümünü arşivliyor, devamı olursa kesin izliyorum.

Tag: My Very Own Hero
Type: TV
Episodes: 12
Duration: 24 min.
Cast: Ooshiba, Kousuke(Maeno, Tomoaki); Setagawa, Masahiro(Masuda, Toshiki); Ooshiba, Kensuke(Matsuoka, Yoshitsugu); Hasekura, Asaya(Tachibana, Shinnosuke);
myanimelist.net detail



Yami Shibai 5th Season (Summer 2017)

Yotterashai mitterashai, Yami Shibai no Jikan dayo...

Her biri birbirinden ürkünç hikayeler ile Yami Shibai yine karşınızda... Kısa seriye bir başladım ve bitirdim zaten. Her zamanki gibi ürküçtü. Ama bir önceki gibi beni derinden etkilemedi. Hayır. Alıştım diye olduğunu sanmıyorum. Hikayelerin korkunçluk seviyesi fazla değildi. Özetle kısa olduğu için devam edicem. Ama daha iyi hikayeler bekliyorums.

Tag: Yamishibai: Japanese Ghost Stories 5, Yamishibai: Japanese Ghost Stories Fifth Season, Theater of Darkness 5th Season
Type: TV
Episodes: 13
Duration: 4 min.
myanimelist.net detail



Tsurezure Children (Summer 2017)

Çiftler:
"Akagi, Masafumi" ve "Kaji, Ryouko" başkan ile yankee kız
"Uchimura, Chiaki" ve "Ijima, Kana" çocukluktan beri arkadaş olan çift, kawaii:-)
"Sugawara, Takurou" ve "Takano, Chizuru" kırmızı saçlı çocuk ile onun hislerini anlamayan kız
"Takase, Haruhiko" ve "Kanda, Saki" futbolcu siyah saçlı cocuk ile kız.
"Gouda, Takeru" ve "Kamine, Ayaka" manly çocuk ile utangaç kız.
"Furuya, Jun" ve "Minagawa, Yuki" yeşil saçlı çocuk ile atılgan sınıf başkanı kız
"Yukawa, Hideki" başkan ve "Sasahara, Satsuki" konuşan kız ve "Kaga, Yuuki" beyaz saçlı çocuk ve "Nanase, Kaoru" ona aşık kız. Astronomi clup üyeleri.
"Yamane, Takao" utangaç cocuk ve "Kurihara, Chiyo" ve "Motoyama, Tomomichi" gözlüklü çocuk.
"Katori, Shinichi" ve "Hosogawa, Kazuko" aşk prensi ve ona yanık kız

Aşık olan kız veya çocukların itirafları, utangaçlıkları, öpüşme istekleri, çocukluktan yetişkinliğe geçiş aşamasında yaşanan o tatlı tökezlemeler. Her biri 12 dakika süren komik ve romantik seriye bayıldım. Çok güldüm çok eğlendim. İçim aşkla tatlı saf sevgiyle doldu. Konu olarak ifade edebileceğim pek birşey yok. Çocuk / Kız birinden hoşlanır. Ona açılmaya çalışır. gibi gibi.... Özetle arşivliyorum ve umarım devamı olur diyorum.

Type: TV
Episodes: 12
Duration: 12 min.
Cast: Akagi, Masafumi(Ono, Kensho); Gouda, Takeru(Maeno, Tomoaki); Katori, Shinichi(Namikawa, Daisuke); Sugawara, Takurou(Ishikawa, Kaito);
myanimelist.net detail



Cuma, Ekim 27, 2017

Geostorm (2017)

Küresel ısınmaya çözüm olarak, 17 ülke bir araya gelip Dutch Boy ismini verdikleri bir projeyi geliştirir ve uygulamaya sokar. Projenin lideri Jake Lawson sosyal olarak problemli biridir ve çenesini (benim gibi) bir türlü tutamamaktadır. Sonuç, projenin başına getirilen erkek kardeşi Max tarafından kovulur. Aradan yıllar geçer. Dutch Boy error vermeye başlar. Mesela Afkanistanın ortasına kar yağar, Moskova deli gibi ısınır gibi gibi. Max, sorunu çözmesi için abisi ile arayı düzeltir. Uzaya çıkan Jake, sorunun terörist bir saldırı olduğunu ve başkan dan bile şüphe edilmesi gerektiğini söyler.

Pöh! Oyunculuk gerektirmeyen bir filmdi. efektler iyiydi ama pek bayılmadım. Keza daha önceki filmlerde neler gördük neler. İlk yarı, action ne zaman başlıcak acaba şeklinde beklemeyle geçti. Dutch Boy, dünya çevresine örülmüş bir ağ. Ağ üzerindeki düğüm noktaları kapsamı altındaki yerlerde mevsimin normal geçmesini sağlıyor. Bir nevi yapay ozon tabakası bence. İyi düşünülen tek şey de bu idi filmde. Özetle izlediğime pişman değilim. Ama sinemada olmasa da olurmuş. Hatta evde bile "Armageddon (1998)"-ı bir kera daha izlemek beklentim olan adrenali daha iyi verebilirdi. hmmm, genel bakınca ne sevdim ne sevmedim. Böyle durumlar içinde bir sıfat bulmalıyım. Normal film işte... :-)

Director: Dean Devlin
Cast: Gerard Butler(Jake Lawson); Jim Sturgess(Max Lawson); Abbie Cornish(Sarah Wilson); Zazie Beetz(Dana);
Country: USA
Runtime: 109 min.
imdb detail



Pazar, Ekim 22, 2017

Silence (2016)

Japonyada faaliyet gösteren Ferreira ortadan kaybolur. Öğrencileri Rodrigues ile Garupe onu bulmak için kiliseden izin alıp çin de buldukları japon bir rehber ile japonyaya ulaşırlar. Burada gizli saklı ibadetlerini yerine getiren fakir hristiyan japon halkına rehberlik etmeye başlarlar. Lakin bir süre sonra yakalanırlar. Zavallı Garupe heba olurken Rodrigues, artık yüzünü Buddha ya çevirmiş olan Ferreira ile karşılaşır. Çevresindeki hristiyan japonların işkence göre göre öldüğüne tanık olan genç rahip, zaman gelir inadını kırar ve İsa nın resmi üzerine ayakla basar.

Zavallı hristiyan rahiplerin misyonerlik için gittikleri japonyada gördükleri kötü muamele, oradaki hristiyanların uğradıkları işkenceleri anlatan vah vah beklenilen bir film. lakin öncesinde Toyotomi Hideyoshi'nin otobiyografi nitelğindeki Kılıçsız Samuray kitabını okuduğum için hiç de ay ah vah vah demedim. Hatta filmi sevmedim.

Toyotomi Hideyoshi nin belirttiği gibi hristiyan misyonerler ülkeye gidip fitne fesatlık yanı sıra kadın ticaretine başlamışlar. birçok insanın kaçırılmasına, ortadan kaybolmasına vesile olmuşlar. benim ülkemde de ortalığı bilerek karıştıran, halkın içine fitne fesat sokan pislik misyonerler olduğu için japonyanın birlik bütünlükü korumaya yönelik aldığı önlemleri bırakın kınamayı ayakta alkışlıyorum. özetle oyunculukların başarılı olduğu renksiz, durgun, bol konuşmalı ama tarihi filmi, sıkılmadan izledim. 
ps: bu arada genç rahip ülkede kalıp japon bir kadınla evleniyor ve ülkeye giren ürünlerin misyonerlik çalışması olup olmadığını kontrol etmeye başlıyor. ama öldükten sonra yakılırken avucunda hala haç var. yani inancını korumaya devam etmişmişmiş filan.

Director: Martin Scorsese
Cast: Andrew Garfield(Rodrigues); Adam Driver(Garupe); Liam Neeson(Ferreira); Yousuke Kubozuka(Kichijiro);
Country: USA, Taiwan, Mexico
Runtime: 161 min.
imdb detail