Cumartesi, Ağustos 09, 2014

Paris 2014 Part - 4/4

Kereviz: Konuğumuz Dii Hanımla tekrar bizlikteyiz. Evet Dii Hanım. Bu yoğun ve anladığım kadarıyla keyif verici sehayat sonrası, Paris sizde nasıl bir izlenim bıraktı?
Dii: Öncelikle Hitlere hak verdim.
Kereviz: ...
Dii: Kavgam'da belittiği gibi; Paris'te siyah sayısı beyazı aşmış sanki.
Kereviz: hmmm...
Dii: Önce negatif izlenimleri sıralıyım. Bir kere parfümün anavatanı Fransa'nın, Paris ilinin daha yoğun daha bastırıcı parfümler icat etmesi gerekiyor sanırım. Keza pek değişmemişler, özellikle metro istasyonları, -ağaç diplerinin bol bulunduğu- parklar gayet kanalizasyon kokuluydu.
Kereviz... oh my gosh!
Dii: oh my gosh ya! Bi de bizim ülkemizi beğenmezler. öhöm. Taşmış çöp kutuları da dikkat çekiciydi. İnsan buraları batıran turistler mi yoksa Parisliler mi diye düşünmeden edemiyor. Çünkü Paris, hatrı sayılır oranda turist kaynıyor. Trafik ışıklarına zerre uymuyorlar demiş miydim?!
Kereviz: Şoklardayım! Paris'i sevmediniz yani?!
Dii: Birçok artısı da var tabi. Bir kere Paris bildiğin açık hava müzesi. Gittiğiniz her yerde, alelade bir parkta bile şık görünümlü çeşme veya heykel görebiliyorsunuz. Paris evlerine ise bayıldım. Beyaz panjurlar ve balkonlardaki kırmızı sardunyalar muhteşem ikiliyi oluşturmuş. Kaldırımlar geniş, trafik yok, bisiklet yolları şahane, takım elbiseyle motorsiklet kullanan iş adam veya kadınları pek albenili. En büyük güsselik ise Paris kesinlikle turist friendly. Tabelalar çok yardımsever, internette bulduğum haritalar gerçeğiyle birebir. Koyu bir Walker olarak Paris'in bu özelliğine bayıldım.
Kereviz: Oh! Gidip görme hevesim tekrar yerine geldi. ihihihiih. Peki son olarak Paris'e gitmek isteyen okurkeşlerimize önerileriniz neler olur acep?
Dii: Hmmmm.
 - Paris Visit Pass'i incelesinler. Aldığım için çok mutluyum.
 - Louvre'a mutlaka gitsinler, erken gidip sıra beklemesinler, broşürü alıp takip etsinler.
 - Kesinlikle nehir turu yapsınlar.
 - Fransızca kasmasınlar. Gittiğim her yerde gayet güssel ingilizce anlaştık. ps: countryside ları bilemicem.
 - Çantalarını her ihtimale karşı çapraz taksınlar.
 - Etrafta dolaşan romen çingenelere birşey vermesinler. Devlet kalacak yer sağladığı halde biz illa sokakta yatarız dileniriz diyorlarmış. Kültürleri öyle yani ihtiyaçtan dilenmiyorlar.
 - Gece vakti dışarı yalnız çıkmasınlar, yanlarında etrafı tanıyan birileri ile çıksınlar.
 - Bir fransız cafesinde oturup kahve keyfi yapsınlar.
 - Müzelerin hediyelik eşya bölümlerini de gezsinler. Çünkü ilginç birşekilde bazıları sokaktaki satıcılardan daha ucuza satıyorlar.
Kereviz: ...da-ha-u-cu-za-sa-tı-yor-lar-nok-ta. Yazdım! ihihihih. Evet Dii hanım. Programımızın dolayısıyla hasbihalimizin sonuna geldik. Deneyiminizi ve değerli önerilerinizi bizimle paylaştığınız için çok teşekkür ediyoruz.
Dii: Ne demek. Parise gitmeyi planlayanlara, faydam dokunduysa, ne mutlu bana! aha aha aha!
Kereviz: Evet, gayet kafiyeli oldu!
Dii: Bilerek yaptım!
Kereviz: (??^'&/(*-x!!) Herkese iyi akşamlar diliyor, bir sonraki "Okuduğuna Aldanma! Gitmeden Bilemezsin!" programında görüşmek üzerede diyorum.
Dii: Hoşça ve esenkalın!
Kereviz: Tekrar teşekkürler Dii Hanım. Benim size ayrıca bir sorum olacak. Bahsettiğiniz şu neh...
TITIM TITIM TIM TIM TIIMMM TITIIIMMMM