Çarşamba, Temmuz 06, 2016

Fujiyama

06 Temmuz 2016 Çarşamba

sevgili dostlar.
Bugün japonca anlıyor olmam sayesinde fujiyamaya hızlıca gittim. neden böyle söylüorum? çünkü elimdeki nasıl gidilir listesinde 4 tane mi 5 tane mi ne transfer vardı .. aralar 3 dakka 5 dakka. yani kısa süre içinde bir sonraki tren hangi istasyondan kalkacak bulacaksın, oraya koşacaksın ve trene bineceksin. durağa yaklaşırken operator , yakında kalkacak trenlerin durak isimlerini sayıyor. mesela ben 3 dk içinde gotemba yı yakaladım yakaladım yoksa geri dönecektim. çünkü sonraki tren çok sonra kalkıyordu. adamın gotemba ya gidecek tren 5 numaralı istasyondan kalkıyor demesini anladığım için herkez çıkışa yönelmişken ben ters istikamete gidip trenime yetiştim . eğer adamı anlamasan herkesle birlikte hareket edicek ,çıkıştaki görevlilere yol soracak, onlar beni ben onları anlayana kadar elbette tren kaçacaktı ..

gotemba dan otobüse binerek safari parka gittim. vending machine de ilk kez can içinde sıcak kafe deneyerek.. (iyidi ama soğuk boss hala favorim) hayvanlı safari otobüsümün saatini bekledim. koca otobüste 6 kişiyik. bu bize istiğimiz gibi yer değiştirme özgürlüğü verdi. ayrıca şöför bize fazladan yiyecek de verdi. önce ayı sonra aslan besledim. evet yanlış duymadınız. aaaaaaaaaaaaaaaaa! hayatımda unutmak istemediğim ender deneyimlerden biriydi. anlatılmaz yaşanır diyor her tür koşturmama bin kere deydi diye ekliyorums. çıkışta kanguruların dibine girdim. bir sürü photo çekildim ve şehre döndüm.

ps: gotemba da 1 saat mi ne tren beklemem gerekti bu arada subway de shimpli avakado soslu sandviç yedim. aslında risk aldım çünkü avokado yu cidden sevmem. omg! mükemmeldi. tabi türkiyede shimpli sanwic satmazlar dimi . puffff.
ps: fujiyamada 2 saatlik bir de walking tur var. ama bus tur çok daha fazla olanak sağladığından (ayı besledim diyorum yaaa) walking tur denemeye gerek duymadım.

dönüşte , metro kullanarak sunshine builge gidip 3. katındaki j world  tokyo yu gezdim. içerdeki oyunlara katılmadığım için 800 yen e giriş sağladım. omg. sağım solum narutoi haikyuu, kuroko no basket, goku, one piece bla bla... bayıldınmmm.. hele konoha nın giriş kapısını gördüğümnde ağlıcak gibi oldum .. ichiro rağmen man e ne demeli. bir başka "anlatamıcam, bu harikulade hissi ifade edecek kelime yok, yaşaman lazım" olayı daha yani.

akşam, arkadaşımla bulup ilk yakitori deneyimimi yaşadım. shinjuku da yodabashiye yakın bir yerdeydi. oo içerde kebaplar şişlerrrr.. değişik değişik şişler denedim. hepsini sevdim. 2010 yılındaki ilk japonya deneyimimde eşek kadar wasbiyi ağzıma atıp kaşınmış sonrada kendisine küsmüştüm. barıştım. ondan da bol bol yedim. en çok, bir tür balığa bayıldım. nasıl pişirilmiş bilmiyorum ama ben hayatımda bu kadar mükemmel balık yemedim... hatta bunun mükemmelliğine yakın tadda bile yemedim diyebilirim. kesinlikle bu lokantaya bir daha geleceğim.

sonra sevgili arkadaşımla o komik  photolar çeken makineler varya onlardan birisine girdik ve 2012 de yaptığımız gibi gene çokkk eğlendik. öpüştük ayrıldık. otelime döndüm...

ps: bu gün trende mi metro da mı ne kolumda kessin bir acı hissettim bir baktım. sivrisinekin biri yapışmış ooo emiyor. ufledim. suratına. kendinden geçmiş angut farkına bile varmadı. bi çaktım. öldü..






Hiç yorum yok: