Çarşamba, Temmuz 20, 2016

Fukuoka, Itoshima Seaside Keya

20 Temmuz 2016 Çarşamba

Bugün sevgili arkadaşım beni aldı ve Fukuoka'nın komşu illerinden birisi olan Itoshima'ya götürdü. Burası karika kumsalı olan, etrafı pamilye ağaçları ile dolu, yüzmek veya surf için orada bulunan insanlarla dolu biryer. Arkadaşım haftaiçi olduğu için etraf boş, haftasonu deli kalabalık oluyor dedi. eee metropol bir şehre yakın, harika kumu ve denizi olan yer olunca normal. yolda mola verip denize dikilmiş beyaz bir doori nin photolarını çektik.

Sonraki durak denizin pürüzsüz hale getirdiği beyaz taşlarla dolu minik bir koy. burada taşların photolarını çektik. üst üste taşlar koyup zen style photo lara doyduk. bu arada etrafta bir sürü böcek var. taşlar güssel ama biraz iyyyy hani. dönüşte çoook eski bir tera or jinja ya uğradık. arkadaşım benim yerime para attı. bende Allahıma dua ettim. jinja tera gezmeyi severim ama içlerinde dua etmem normalde. neyse. sonra denizin siyaha boyadığı taşlarla dolu başka bir koya gittik. harika ötesi bir rüzgar vardı. o kadar tatlıydı ki uykum geldi. bıraksalar da bir güssel kestirsemm!! dönüşte bir çekirgenin photolarını çektim ve arkadaşıma beni gezdirdiği için öğle yemeği teklif ettim. bir fırının önünde durduk. içerde anderson da olduğu gibi çeşit çeşit karbonhidratlar var. giant boy takoyaki, pizza ve ton+mısırlı ekmek aldım. yedik. hepsi birbirinden lezzetli yemekten sonra ben yodabashi kamerada işim var dedim diye arkadaşım beni oraya götürdü. aradıklarımı bulamamakla birikte yanımda biri olduğu için pekte rahat gezemedim. sonra beni -güvenilir subara sı ile" otele bırakan arkadaşıma bu harika gün için teşekkür ettim. otele yakın 100 yenci dükkanına girip aradıklarımı buldum ve sevindim. yani yodabashi nin gözümdeki bütün karizması bitti. otelde biraz takıldıktan sonra son gecem olduğu için canal city e gittim. buranın sadece b1f katını gezmemiştim. omg! meğer süpper ötesiymiş. harika bir yerde aradığım tüm kozmetikleri, şekerleri, kitkatları, curry leri buldum. hem de tax free, yuppiii!! sonra çıldırdım. japonyada son gecem diyemidir , tatil bitiyor diyemidir, nedir kendimi yemeğe vurdum. takoyaki, taiyaki, krep, kfc... bu arada yakınde filmi var diye her yerde eşek boy one piece posterleri, karton figurler filan var. one piece delisi olsam keyiften mutluluktan çıldırırdım kesin..

ps: b1f de anime ile ilgili bir dükkan var. bayıldım. birşeyler almamak için kendimi zor tuttum. ps: one piece ile ilgili koca bir sahne kurmuşlar, neler olacak kimbilir keşke ben oradayken olsaydı, püf! 
ps: takoyaki üzerinde sos ve mayo yoktu. kıyılmış tazedoğan ve kuru fleto vardı. yanında rende daikon ile soya karıştırdım. tako yu ona batırıp yedim. daha ii ve sağlıklı oldu. yanımdaki kadın öyle yedi. bende copy ninja oldum:-) uww birde takoyaki üzerine yarım lime limon sıktık.
ps: giant takoyakimi, sonra yerim diye çantama atmıştım. çantamın içi fleto ve yosun olmuş. püff! :-)
ps: domates çok seviyorum diye arkadaşım bana soğuk 100 de 100 organik domates suyu almış. sıcakta, soğuk domates suyu .. oh ne güsseldi var ya.
ps: arkadaşım zamanında kyoto'da tanıştığım nobu sana benziyor. aceleci. valla bu sefer uyum sağlıcam diye kasmadım. arkadan tıngır mıngır yürüdüm. gittiğim yerlerin keyfini çıkardım, bol bol photo çektim ve şunu gözlemledim; aceleci arkadaşım koştururken benim yakaladığım bir çok şeyi görmedi, geçti gitti. sonra ben çektiğim photoları gösterirken hayranlıklaa aaa ooo dedi... aman ne güsselmiş, yavaş olmak yahu. bundan sonra daha da yavaş olucam :-)
ps: 100 yen ciden onigiri ve sushi yapım malzemeleri, kendama, yağmurluk filan aldım. fiyat kalite oranı gayet başarılı...