Pazartesi, Temmuz 11, 2016

Shin-hotaka, Kamikochi

11 Temmuz 2016 Pazartesi

gece iyi uyuyamama rağmen 6 da kalkıp hazırlandım ve otobüs terminaline gittim. bindiğim otobüs beni shin-hotaka ropeway e götürecekti. portekizde gördüğüm dünya tatlısı şöförden tatlı olmasın, şöför bir tatlıydı bir tatlıydı anlatamam. genç olmasına rağmen eşek boyutlu otobüsü o virajlı yollarda çok güssel irade etti. güssel sesi ile arasıra bizleri bilgilendirdi. değişmeye karar verdiğim için bu sefer -zorda olsa- ne yapmam gerektiğini biliyordum. son durakta inince utanıp sıkılmayı bir kenara atıp photonuzu çekebilir miyim dedim. o da ok dedi. böylece o güneş gibi gülümsemeyi arasıra bakmak üzere belgelemiş oldum :-)

shin hotaka ropeway yolculuğu iki adımdan oluşuyor. yani bir ropeway e biniyosunuz arada inip ikinci olana biniyosunuz. cidden harika bir deneyim. tateyama kurobe deki rope way de iyiydi. ama bu çift katlı ve japon alplerinin tepesine çıkan harika ötesi. yükseklik korkum olduğundan biraz tırstım ama salgıladığım kortizon değil adrenalindi.

zirveye çıkında observation deck i ziyaret edip çevredeki mükemmel dağları izleme keyfini yaşadım. sonrasında mountanery road tabelasını takip ederek hiking ime başladım. niyetim nishiho mountain hut a kadar yürümek sonra yerse kamikochi ye inmek, yemesse geri dönmek idi. (ps: kamikochi yolunda ayılar varmışta)...

efenim , shinhotaka ile nashiho arası tam benlik. bir kere zor parkur. çok dar, taşlık yollardan genelde tırmanarak ilerliyorsunuz. keçi gibi yani. arasıra karşısınıza kanji olarak tabela çıkıyor en azından doğru yolda olduğunuzu anlıyosunuz. terden iç çamaşırınıza kadar ıslanıyosunuz. ciğerler oksijenden kalp hızlı çalışmaktan patlıcak gibi oluyor. yani dediğim gibi tam benlik. BAYILDIM.  lakin bence, yağmurlu havada acayip tehlikeli olur derim. taşlar kaygan. şapka şart. sadece güneşten değil, kafanıza düşme ihtimali yüksek börtü böcekten dolayı. (bildiğin sık ormanda yürüyorsun) güneş gözlük şart. sadece güneşten değil, gözünüze sinek kaçmasın diye. cidden havada çok fazla uçan şey - ne ararsan- var.  maskede olsa süpper olurmuş mesela. keza yorgunluktan dil dışarı çıkınca içeri bir arının girmesi muhtemel.  ek olarak cilt görünmese iyi olur. dediğim gibi börtü böcek dolu biryerde yürüyosun , bitkiler seni yalayıp duruyor. ısırılma alerji olma yani.  tepeye vardığımda alpler ile aynı seviyedeydim. oksijen fazlasından mi ne keyiften geberiyordum. biraz dinlenip manzaranın keyfine vardıktan sonra 4 km lik 2.5 saatlik kamikochi yemedi. aynı yoldan geri döndüm... hızlı tırmanıcı- inici olduğumdan ve beklemeyi sevmediğimden normalde 3 saatlik yolu 2 saatte hallettim.

shin hotaka ilk durağında wasabi ve hida milk li dondurma yedim. wasabinin tadı söyle diyemiyorum. türkiyede eşi yok. ama cidden farklı bir tat. yerken insan kendini sorguluyor. neden vücuduma bunu yapıyorum diye. öbür taraftanda yemeğe devam ediyor :-) denemeden bilemessin. tek başına wasabili olan dondurma çok ağır olurmuş lakin. iyiki yarı yarıya olandan almışım.

sonra otobüse atlayıp , hiking ile gidemediğim kamikochi ye gittim. 3 saatim ve 4 saatlik hiking yolum vardı.  kappa bashinin ordan yürümeye başladım. bu bölge wild animal bölgesi olduğundan ve çevrede ayı olabileceğinden hızlı hızlı yürüyerek elimden geleni yaptım.. zaten bacaklarımda derman kalmadığından ve arasıra hatalı yollara saptığımdan 2 saatlik yol kaldı. iyimiydi. evet. kamikochide genellikle nature içinde hazırlanmış tahta yollardan düz çevresi ormanlık bir alanda yürüyosunuz. yanınınzda bir nehir akıyor. çevre ise harika ötesi alplerle çevrili. kamikochi de görülmesi gereken yerlerden di dedim. ama ilginç bir şekilde burada herşey para. japonyada ilk defa genel bir wc girip para verdim. gerçi para kutusu üstüne bağış yazmışlar ama paralı işte. ek olarak ilk defa office den aldığım hiking map için para ödedim. myojin pond görmek için 300 yen istemeleri de ilginçti. kos koca nehiri görüyorum alpleri izliyorumda bit kadar pond için niye para vericekmişim. ayrıca alasını murodo da gördüm. hıh!

_ japonlar hiking yaparken birbirlerini görünce konnichiwa diyorlar.
_ eğer siz iniyorsanız, karşınızdaki çıkıyorsa, onun geçmesini mümkünse sol tarafta beklemek zorundasınız. yol hakkı çıkanda yani.
_ arkanızdan gelen hızlı ise kenara çekiliyosunuz. hızlı gelen sizi geçerken de sumimasen diyor. ne kadar yorgun olursanız olun güler yüzlü olmak şart.
_ hiking alanlarında yiyecek ve vending machine ler pahalı.
_ ayrıca çöpünüzü evinize götürün şeklince bir kültür var. yani yemeğini yedikten sonra çöpünü çantana koyuyosun ve getirdiğin gibi geri götürüyosun.

otele gelirken familymart a uğrayıp salata malzeme ve pişmiş somon aldım. otelin şık mutfağında hiç birşey yıkamam pişirmem gerekmeden harika bir salata hazırlayıp yedim. ya türkiyede de böyle imkanlar olsa süpper olur. tam gün çalışan insanım, bi de eve gelip yemek mi yapıcam!!!

şimdi ise brown rice tea içerek bu yazıyı yazdım, tadını sevdim. hatta çok sevdim. sert bir aroması var.

diğer notlarım: nohi bus çalışanlarını sevdim. güleryüzlü ve yardımseverler. doğru tercih yapmışım.



Hiç yorum yok: