Perşembe, Temmuz 07, 2016

Tokyo, Karuizawa, Nagano, Matsumoto

07 Temmuz 2016 Perşembe

Bu sabah zor da olsa erkenden kalkıp Tokyo Obuko daki otelimi terk ettim. İşe gidiş saati olduğu için bindiğim trenler bir hayli kalabalıktı ve elimdeki eşek gibi valizi idare etmek pekte kolay değildi. Sonrasında bir japon harikası olan Shinkansen trenine binip Karuizawa ya kısa sürede vardım. Yol boyunca arkadaşım Mina -chan ın  dünkü görüşmemizde bana hediye ettiği kurabiye benzeri şeyleri yedim. Özellikle macha lı olanına bayıdım. Bulabilirsem alıp getiricems. 

Çantamı coin locker a bırakıp Karuizawa istasyonun çıkınca bir oh demedim. çünkü nedense daha ilk görüşte bile orayı sevmedim. Etraf fazla durdun sessizdi. Tek tük arabalar geçiyor binalar arası tek tük insanlar yürüyordu. Turism infor nun verdiği harita ve bus timetablar elimde önce Usui pass observation platform a gitmeye, sonra dönüp seibu kogen otobüsleri ile onioshidashi parkı görmeye karar verdim. lakin usui için kalkan kırmızı otobüsü kaçırdım. sorun değil, yürümeyide severim ben diyerek yola koyuldum. Ay koyulmaz olaydım. Mesele dehşeh sıcak hava, dar ormanlık yollar veya uzun mesafe değil. sorun şuki hiç bir yerde ingilizce sign yok ve elimdeki harita berbat... ne zaman birisine haritada olduğumu düşündüğüm yeri sorsam çok daha başka bir yerde çıktım. japonlar bile haritaya bakıp bir halt anlamadılar. 

azimle taşı delmesini bilen ben,  nihayet usui e çıkacak olan hiking başlangıç noktasına vardım. Oley deyip elimdeki haritaya göre sağa dönüp hiking path e girdim. ama o da ne... yol döndü dolaştı, 2 dakika içinde  hiking başlangıç noktasına geldi. yani angut harita hiking route u da adam gibi ifade etmiyor. (ps: uzman değilim ama iyi bir harita okuyucuyumdur, buna rağmen yani) ... bu bardağı taşıran, keyfimi kaçıran son damla oldu. başlarım sana da görülecek yerlerinede diyerek istasyona dönüp bir sonraki shinkansen ciğimle Nagano ya vardım.
Ay daha istasyondayken birbirinden renkli meyveler sebzeler satan dükkanlara denk gelmeyim mi.. Nagano yu daha ilk görüşte sevdim. otele valizi bırakıp rahat ve temiz wc keyfi için istasyona gittim.

ps: karuizawa da birilerine yol sorarken bacağımda bir acı hissedip baktım. bir de ne göreyim?! yarma gibi bir böcek ayakkabıdan tırmanmış beni ısırıyor. yanımda kibar caponlar olduğu için küfür edip onu bir güssel boğazlayamadım. gayet kibarca ayyy deyip elimle silkeledim...

Aaa bir baktım az sonra matsumoto ya bir tren kalkıyor. bindim. ciddi uzun  bir mesafeyi shinkansen ile çarçabuk geldiğimden bu one man operatorluk local trenin tıngır mıngırlığı acayip uykumu getirdi. nagano matsumoto arası normalde uzun değil ama 2 saatte anca gelebildik (tokyo nagano arası 1 saatti).. 

matsumoto da, nagano gibi sebzeli meyveli karşıladı beni. oh oh ne güssel derken bir de ne göreyim istasyonun hemen karşısında mc donalds ! da daaaaaaaaaaaaaa! karuizawa da bir şey don yediğimden aç değildim. hemen doğaçlama gelişen gezimin sakin tatlı ruh haline kendimi bırakıp turism infodan aldığım başarılı haritaya bakarak matsumoto kalesini buldum.

nedense japon kalesi gördüğümde ağlamaya başlıyorum. ilki hajime kalesinde oldu. ağlamıştım. sonraki taksimdeki bir sergide hajime kalesinin resmini görünce oldu ve şimdi, bugün. matsumoto kalesi içine girip o güçlü güvenilir ama neler görümüş geçirmiş tahtaların kokusunu içime çekince dayanamayıp ağlamaya başladım. 

kale bilmem kaç katlı. basamak araları deli uzun olduğu için çıkmak inmek yorucu ama içi şahane acayip etkileyici. bayıldım. kesinlikle tek bu kale için matsumotoya gelmeye bin kere değer ...

çıkışta telefonu un şarzı bittiği için artık photo çekemiyor olsam da mutluydum. önce wc ye gidip daha da mutlu oldum. sonra mc donalds a geçip özlediğim tada kavultum. ta taaaaaaaaaaaaaaaa : ebi burger .. hastasıyımmm.. birde yeni style soslu bir patates kızartması aldım.
ikinci kata geçip sosu nasıl açacağımı düşünmeye başladım. sos düzeneği bir türlü açılmazken aklımdan bu japonlar kesin pratik bir şey yapmışlardır da ben çözemiyorumdur diye düşünürken japonların minicik sos üzerine resimli kullanım klavuzu eklediklerimi gördüm.. seviyorumm uleeennn siziiiiiiiiiii! harika ötesi düzenekle patatesimi susamlı hardallı başka neyli bilmiyom ama acayip lezetli sosa bulayıp bir güssel yedim. 

nagano ya döndüğümde otel görevlisi ile daha fazla konuşma fırsatım oldu. acayip tatlı dost canlısı bir kadın. ayrıca otel sessiz, temiz, aradığım tüm imkalara sahip. lucky!!! 

işte bugun de böyle bitti.