Pazar, Eylül 18, 2016

The Revenant (2015)

Glass ve annesi kızıldereli olan oğlu, bir grup kürk işi yapan amerikalı ile çalışmakta, onlara ormanlarda rehberlik etmektedirler. Grup içindeki Fitzgerald, Glass-ı sevmemekte, 40 kişiyken 10 kişiye düşmelerini rehberin başarısızlığı saymaktadır - ki kesinlikle de haklıdır. Bir gün Glass a ayı saldırır. Bizimki ölmez ama yatağa çakılı kalır ve zor yollardan evlerine dönmeyi çalıştıran grubu yavaşlatır. Pek zeki kaptan, bir süreliğine Glass-ı geride, düşmanı Fitzgerald ile birlikte bırakmaya karar verir. Sonuç: Fitzgerald, Glass'ın canını yakar, Glass yarı gömüldüğü yerden çıkar, sürüne sürüne nehre gider balık yakalar ve çiğ çiğ yer, sonra sürüne sürüne başka bir kızılderelinin yanına gidip yanında yarma gibi 4 boy ateş yükselirken önüne atılan eti çiğ çiğ yer, yetinmez atla uçurumdan düşer, atın içine girer, uyur, kalkar, karın üstüne attığı -donmamış- kıyafetleri giyer, yoluna devam eder.

İzlediğim en berbat film olduğunu düşündüğüm filmin oscar alması da, bir başka ilginç durum... 
_ kaptanın "hayatımızı bu adama borçluyuz" demesinden sonra sevgili Fitzgerald in "oh yeah, 40 iken 10 kişiye düştük" demesi, filmin kendi kendisiyle dalga geçtiğine işaret ediyor derims.
_ izleyicinin kafasını yıkamak için rehbere binbir iltifatta bulunan grup, ayı saldırısından kısa bir zaman sonra evin yolunu buldu. evetttt, rehber pek gerekliymiş?!!
_ cidden balık yedikten sonra (yani artık deli aç değil) önüne atılan kanlı eti neden pişirmeden yiyor?! Hadi o yiyor diğer kızıldereli neden öyle yiyor, kızıldereliler normalde çiğ et mi yiyorlar?!!
_ kıyafetlerini yandaki ağaca asmak dururken karların üzerine bırakan, kaskatı donmuş atın içinden çıkıp adeta yumoş ile yıkanmış kıyafetlerini giyen Glass ın başına bir tek meteor düşmedi, evettt...
_ Glass a kişisel ilgi duyduğunu düşündüğüm kaptan, matarayı görünce bir ihtimal deyip koca bölük ile ormana gider ve Glass ı bulur. Pekiiiii para çalan, adam öldüren Fitzgerald ın peşine niye yalnız gitmeye niyetlenir, zar zor Glass ın gelmek istemesine okay der?!!! 
_ Fitzgerald,  kızıldereli midir ki kaptanın kafa derisini yüzer?!

Filmi yarı uyuyarak, yarı uyanıp saçmalıklara gülerek izledim. Uykulu halde bu kadar saçmalık buldum bir de ayıkken izlesem neler çıkacak kimbilir. Zaten uzun filmi uzatmak için, içine yamanan rüyada oğul görme, ona sarılıcam derken ağaca dolanma gibi sahneler ciddi gereksizdi. Olayın konusu veya kurgusu için ipucu bulundurmayan yama sahneler sadece zaman içindir genelde. Bu film zaten uzundu, amacı anlamadım yani. Kimse bana Leonardo iyi oynadı demesin. O konu ve işleniş içine beni koysanız, bana ayı saldırsa, oğlum ölse, çiğ balık ve çiğ et yesem, atla uçurumdan düşüp, soyunup atın içine girsem benim içinde harika oyunculuk dersiniz. İyi oyunculuk demem için kurgunun, konunun, işlenişin değil karakterin bana birşeyler hissettirmesi lazım ve Leonardo 'nun çepil çepil gözlerle hissettirdiği tek şey kusma duygusu oldu. Özetle izlediğim en Shyamalan-vari yani berbat ötesi filmlerden biriydi. 
ps: iştiği suyun delikten akması üzerine boğazında barut patlattığını unutmayayım. Çiğ balık yediği sahnedede hemen yan tarafta kendi yaktığı ateş varmış bu arada. Iykkkk!

Director: Alejandro G. Inarritu
Cast: Leonardo DiCaprio(Hugh Glass); Tom Hardy(John Fitzgerald); Domhnall Gleeson(Captain Andrew Henry);
Country: USA, Hong Kong, Taiwan, Canada
Runtime: 156 min.
imdb detail