Pazar, Mart 19, 2017

Tiyatro: Giydirici

İkinci dünya savaşı sırasında turnede olan bir tiyatro grubu, yaşanan bütün aksiliklere rağmen sahneye çıkmada kararlıdır. Hem zaten bir sürü seyirci de gelmiştir. Kral Lear ı oynayacak baş aktör, o gün mental olarak rahatsızlanmış, onu çok seven insanlara zor zamanlar yaşatmıştır. Ama olsundur, oyun sahnelenmelidir.

_ Oyun biricik giydiricimiz "Celal Kadri Kınoğlu"-ın, Sir'ü hastaneye nasıl götürdüğünü, Sir'ün karısı "Hülya Gülşen"-e anlatması ile başlıyor. Ama öyle güssel, öyle tatlı anlatıyor ki sevinçten ve gülümsemekten bir hal oluyorsunuz.
_ Daha sonra Sir, "Hakan Çimenser" geliyor. Adam gözü yaşlı, adam bitik. Karısı ve giydirici onu mutlu etmek, biraz kendine getirmek için ellerinden geleni yapıyorlar.
_ Sonra oyunu iptal edelim mi, devam edelim mi sorunsalı başlıyor. Devam ediyorlar.
_ Bir süre sonra Sir'ün bu hallerinin aslında hastalıktan değil, karakterinden kaynaklandığını anlıyorum. Meğer adam narsist in önce gideni pisliklerdenmiş. Hastayım ben yastayım ben diye zavallı rolü oynuyor. Sevenleri onun için kendini paraladıkçada egodan şişindikçe şişinip emirler yağdırmaya, kabalaşmaya başlıyor. Millet ee yeter artık moduna yaklaşınca ocağın altını kısıyor. Yine kendine acındırmalar filan. Pislik!!! Böyle insanlarla hayatta da karşılaştığım için direk auram dikeldi. :-)
_ Oyunun ikinci bölümü ilk bölümüne nazaran daha durağan, daha ağlak muğlak geçti. Hele bir karede oturup ağlayan adamları izliyor ve iç geçiriyorsunuz. Pöh!

Özetle konu güssel, işleniş ilk perde iyi ve eğlenceli, ikinci perde dram ve sıkıcı, oyunculuk tek kelimeyle muhteşem. O muhteşem oyunculuk için gidilir mi?! Evet.

2 perde
2 saat 45 dakika
Yazan : RONALD HARWOOD
Çeviren : ERGUN SAV
Yöneten : HAKAN ÇİMENSER
OYUNCULAR : CELAL KADRİ KINOĞLU, HAKAN ÇİMENSER, HÜLYA GÜLŞEN