Pazar, Nisan 02, 2017

One Piece - Alabasta Saga (62-135)

Koca bir balina ile tanışan ekip yollarına devam ederken Miss Wednesday, partneri Mr.9 ve Mr.8 ile tanışırlar. Bunlar Crocodile tarafından oluşturulmuş Baroque Works isimli bir suç örgütünün üyesidirler. Lakin sonrasında Miss Wednesday'in aslında Alabasta isimli ülkenin prensesi olduğu ortaya çıkar. Kızın gerçek adı Nefeltari Vivi dir ve yardımcısı Mr.8 yani Igaram ile casusturlar. Casuslukları ortaya çıkınca Igaram, bizimkilere para karşılığı prensesi ülkesine görütme işi verir. Parayı seven Nami, elbette bu teklifi kabul eder. Zamanla Vivi ye çok alışırlar ve arkadaşları olarak ona destekte bulunurlar. Maceralı yolcuklarından sonra ülkeye varınca heryerin çöle döndüğünü, Crocodile'nın iyi ve yardımsever vatandaş maskesi ile herkesi kandırdığını görürler. Diğer taraftan Vivi nin çocukluk arkadaşı Koza, isyana gelmiş halkın lideri konumundadır. Çok yakında gerçekleşecek bir devrimi planlamaktadır. İşte Vivi ülkesindeki insanların durduk yere birbirilerini öldürmelerini istemez ve durdurmak için elinden geleni yapar. Ama aksi şeytan bir kere ayağına dolanmıştır. İşleri son ana kadar yolundagitmez. İyi ki Luffy ve ekibi vardır. Tüm güçleri ile Vivi ye destek olurlar. Sonuç kayıplara rağmen başarılıdır. Bizimkiler sevgili Vivi yi geride bırakıp artı bir misafirle tekrar yola çıkarlar. Bu misafir Crocodile nin partneri Miss All-Sunday yani Nico Robin dir. Ah, çok önemli bir detay: Gidilen bir adada Tony Tony Chopper ile tanışır ve bu tatlış doktoru ekibe dahil ederler. Uww! Bir de abi ile tanıştık. Çilli Portgas D. Ace.

_ İlk Saga'dan sonra ara vermiştim. Bu nedenle 62. bölümün komik detaylarına bayıldım. Tekrar One Piece moduna girdim. Balinanın yanından geçerken farkedilmemek için herkes sessizdir. Lakin Luffy her zamanki fevriliği ile balinanın gözüne pat diye yumruğunu sallar. Bu arada Miss Wednesday ve partneri Mr.9, balinayı yakalamak ile görevlendirilmişlerdir.
_ Geldikleri adada Vivi nin hikayesini öğrenirler ve Igaram ın iş teklifini kabul ederler. Prenses kılığında adadan ayrılmaya çalışan Igaram'ın gemisi havaya üçar. Vivi nin acısı brütaldi. ps: Adanın heryeri haç. Kamaralar, Japonya'ya, anime üzerinden haçlı seferi başlatmışlar anlıcanız. Kpop ile de deniyolar. Ama Japonlar Korean sevmediği için pek işe yaramıyor. Geri ne kaldı, Jpop ve anime. O nedenle normal Jpop klipleri çatı üstünde gitar çalan çocuklarken, Exhile, Flower gibi haçlı kliplerine dünyanın yatırımı yapılıyor. Özetle izleyelim ama mal mal değil. Bazı şeylerin farkında olarak, kudasai!
_ Coby ile Helmeppo (Morgan in oğlu) başarılı birer Navy olmak için eşşek modda çalışırlar.
_ Little Garden isimli bir adaya varıp iki devle karşılaşırlar. Gerçekte kanki olan bu iki dev arasıra dövüşmektedirler. Lakin ekibin peşindeki Baroque Works da adadadır ve işler karışır. Nami, Vivi ve Zoro yakalanırlar. Usopp ve Luffy bunları kurtarmaya kasarlar. Bu arada Sanji telefonla Crocodile ile konuşur. Ekibin erkekleri tam mağara devri kafasında. Devlerin -nedensiz- dövüşünü hayranlıkla izliyolar filan. Ay, embesiller. Naruto da hayatta kalmak önemliydi. Ama bu seride bir grup grurulu salağın ölümle ilgili basit kafa yapısını izliyorum resmen. Ay unutmadan. yakalanan Zoro, mumu kesemeyince ayaklarını keserek dövüşmek için hamle yapıyor. Kesinlikle gerizekalı.
_ 70-71: dev görünce ayı görmüş gibi ölü taklidi yapan Nami ile Usopp a koptum. hahahaha çok iyiydi.
_ 77. bölümde adadan ayrılıyorlar. Ama adada Nami yi birşey ısırmıştı. Kız hastalanıyor. Doktor için bir başka adaya uğruyorlar. Dağın tepesinde yaşayan doktoru getirmek yerine Luffy, Nami yi sırtlanıyor. Yanında Sanji yi de alıp yola çıkıyor. Zor yolculuktan sonra başarılı oluyolar. Hazır adadayken zulüm yapan kralıda benzetiyolar. Bu arada telefonları dinlemeye çalışan Navy Smoke, Alabasta ya gitmesi gerektiğini anladı.
_ 80 de sinirlenen Luffy yi, "Kaptan olacak kafada değilsin. Fevri davranısan Nami ye ne olacak" diye sakinleştiren Vivi yi sevdim. Akıllı kız.
_ 82 de düşen çığ altından kalan anne tavşanı kurtaran Luffy in bakışlarını sevdim. Bu saga da Luffy tam bir gerizekalı ama yine de sessiz bakışlarının çizimi iyi. 

_ 83 Salak Zoro, kim bu Dalton diyerek aptal aptal dikilirken, Vivi ile Usopp arıza modda çığ altında kalmış yaralı adamı ararlar. Luffy ise cidden izlerken içini acıtacak modda yaralı elleri ve ayakları ile dağa tırmanır. Şimdi aptalca birşey için verilen emeğe saygı mı duysam, yoksa poh deyip geçsem mi?! 
_ 84 doktora varan Luffy in "nakama datta yo" dediği yer iyiydi. Sevgili tatlı geyik Chopper in hikayesi ise: Geyikler bunu dışlamış. İnsanlar da dışlamış. Sonunda yaşlı bir doktor ile arkadaş olmuş. Ama adam ölümcül hastaymış. Sonrasında adamın doktor arkadaşı yaşlı kadının öğrencisi olmuş filan. ps: geyik, doktor iyileşsin diye zar zor bir mantar bulup getiriyor; romantik kareler.
_ 91 de tekrar yola çıkıyorlar.
_ Alabasta ya varan ekip Ace ile yani Luffy nin abisi ile tanışıyorlar(94). Sonrasında şehirden şehire yolculluklar ve maceralar başlıyor. Unutmadan Smoke ve tayfası da ülkeye varmış. ps: sıkılmaya başladım. Aptal Aptal duygusal şeyler izliyorum, zeka hiç yok. renkler fazla alacalı bulacağı. kendi ayaklarına sıkıp sonrada bazı değerlerden nakama filan bahsedip dram kesiyolar. Fairy Tail gibi.
_ Dance powder diye birşey varmış. Bunu kullanınca ülkede yağmur yağıyormuş. Ama bu sefer doğal olarak yağmur yağacak başka yerlerde kıtlık başlıyormuş. Bu dengesizlik nedeni ile halk isyanlarda. Vivi nin babası kral bu powder ı kullanıyo mu kullanmıyo mu tam anlamadım bu arada. 
_ 102 de Zoro, Chopper ve Luffy bir mağraya düşüyorlar. Orada bir levha var. Nico Robin aradığı şey o mu acaba?!
_ 110 da Luffy ile Crocodile kapışıyor. Burada almak istediğim resimler var. Mesela bir halt yapabilecek gibi gerzekleşen Luffy e Crocodile ın söylediği cümleyi sevdim.
_ 119 iyi bölüm. Zoro olayını bir kere daha izleyeceğim.
_ Vivi nin savaşı durdurmaya çalışması, ama Koza nın atla yanından geçip gitmesi, iyiydi. Anime esas şimdi başlıyor. Yine Koza nın durumu öğrenince beyaz bayrak sallaması ama bu sırada vurulması yine brütaldi. Bahtsız bedevi: Vivi! :-)
_ Şehir patlıcak diye bomba ararken bizimkiler, Nico sayesinde kurtulan Luffy, Crocodile ile dövüşe devam ediyor.
_ 125: kuş adam bombayı alıp uzaklaşıyor ve şehri kurtarıyor. Üzücü bölüm. saga sonu kendisini görüyoruz ama. ölmemiş. iyi. 
_ Bon Clay ile arkadaş gibi oluyolar bu arada. Adamın ses tonu ilginç ya sevdim yoooowww!!! :-) 
_ Para karşılığı havlusunu açan Nami ye (128) koptum. ahahha harika hatun. Kaptan olmayı hakediyor. 
_ Ülkesini seven Nami geride kalıyor.
_ Bilmem ne silahının peşindeki Crocodile, Nico yu eski yazıtları okuyabildiği için tutuyormuş. Kral ile gittikleri mabette bulunan şeyi Nico okuyarak Crocodile a söylemiyor. Bunun üzerine adam kızı ölümüne yaralıyor. Hayallerine ulaşamayacağını hisseden kız ölümü kabul etsede, Luffy bunu kurtarıyor. Bu durumda Nico sorumluluğumu al diyerek gemiye yerleşiyor. Hayali ise gerçek tarihi bulmak.

Vivi nin Koza ordusu önünde durduğu yere kadar, sıkıldım açıkcası. Luffy iyice sorumsuz kaba ve salak birşeye dönüştü. Zoro desen akşama kadar uyuyan, güç gereken yerlerde işe yaramayan biri. Usopp bin kat daha iyiydi ondan. En süperleri ise Nami. Cidden kız akıllı kız. Savaş başladıktan sonra yaşananlar ise cidden aksilik üstüne aksilik. Vivi ye çoğu yerde üzüldüm. Yazık kızcaz kendini paraladı cidden. Unutmadan Chopper ın hastasıyım. Çok tatlııııı. Hele utanınca suratının aldığı hal tam yenilesi. Özetle devam ediyorum tabiki. Ama Luffy in biraz daha adam gibi kaptan gibi oturaklı davranacağı zamanları bekliyorums.



Hiç yorum yok: